Vize Hizmet uzmanımız Burak Özcan'ın Cumhuriyet Gazetesi Pazar Ekinde yer alan röportajı... Vize Hakkında bilinmeyenler ve vize başvurusu sırasında faydalı olacak bilgiler...
Vize Verirken Cildinize Bile Dikkat Ederler... 
Her üç ülkeden ikisi Türkiye'den vize, her beş Türk'ten de üçü kapağı yutdışına atmak istiyor. Sonuç konsolosluklar önünde mini izdihamlar. Bugüne kadar binlerce vize almış ve hiç ret yememiş bir vize virtüözü Burak Özcan. Büyük firmaların, turizm şirketlerinin vize sorununu acilen çözen Özcan, deneyimlerini paylaşıyor. Hangi memleket neye dikkat ediyor, kimlerin vize şansı sıfır ve kaç para harcamak gerekiyor?
Cep telefonu günün 20 saati çalıyor. Röportaj esnasında tarihi kapalı anlarından birini yaşadı. Gece yarısı arayıp Avrupa'daki sevgilisinden bahsedenler, akrabamı özledim diyerek vize isteyenler, iş imkanı soranlar, aradıktan sorna toparlayamayıp kapayanlar... vize peşinde koşan bir milleti örnekleriyle anlattı Burak Özcan.
-Üç beş günlük vize alan , bunu daha sonra uzatmak isterse, iş bulundupu ülkeden mi halloluyor?
Hangi ülkenin vizesi varsai, o ülkeye ait şehrin valiliğinden ya da belediyesinden uzatma ihtimali var. Bu sunulan sebeplere göre değişir. Hastalanabilir vs... Başvurusunu yapar ; uzatılır veya uzatılmaz.
-Bir insan vizeye başvurmadan önce kendisine hangi soruları sormalı?
Vize isteyen ülkeleri, sizin burada terk etmeyi düşünmeyeceğiniz iyi bir hayatın sahibi olduğunuza ikna etmeniz gerekiyor. İşin özeti budur. Bunun içinde istenen evrakların dışında bir arsa ya da ev tapusu, kredi kartlarının hesap özetleri, çalıştığınız iş yerinden getireceğiniz resmi evraklar önemli. Ha, bunlar remi olarak istenmez , ama bazen araba ruhsatı bile etki eder.
-Bankaya 1 milyon dolar yatırırım.. Vizeyi alınca sahibine iade ederim..
Olmaz banka hesaplarında istenen uzun zaman önceden hareketli hesaplardır. Yeni yatmış 1 milyon dolara göre geçmişi olan 5-6 bin dolar daha gerçekçidir. Bakın, onların işi bu tür girişimleri anlamak. Her konsolosluk görevlisi uzun incelemeler sonrası seçilir.Önemli konular üzerinde eğitim görürler ki, bunların en başında psikoloji ve dış görünümünden insanları okumak gelir. Siz siz olun asla onlara yalan söylemeye kalkmayın. Ha, bir de korkmayın onlardan. Bir çok müşterimin aşırı fobisi vardır. Aslında gidiş amaçları çok doğaldır; ya gezmeye ya da iş bağlantıları kurmaya gideceklerdir ama anlatılanlardan dolayı kendikerini inanılmaz bir baskı altında hissederler. Bunun sonucunda dertlerini anlatamazlar, karşılarındaki görevliyi şüphelendirirler ve bu da onlar için ret demek olur.
-Başvuruyu ne zaman yapmalı? Mesela ben bir yıl sonra gerekecek olna vizenin başvurusunu şimdiden yapabilir miyim?
Ülkesine göre değişir ama ; 1 yıl çok uzun bir süre, isteseniz de vermezler. Yapmanız gereken bayram ve tatil günlerine yakalanmamaktır.
-İşte ondan sakınmak için diyorum ben de...
O sırada yoğunluk çok fazla. Yunanistan Konsolosluğu İstiklal Caddesinde ve son bayram tatilinde insanlar gece yarısından itibaren battaniyelerle sıraya girdi. Hoş bir görüntü değil tabii ki. Tüm ülkelerin ortalamasını alarak diyebilirim ki, randevuyla çalışmayan ülkeler için gidiş tarihinden 8-10 gün önce eksiksiz evrakla başvurmak şart. Randevulu çalışan ülkeler için ise 2-3 hatta bazı ülkeler için 4-5 hata önceden başvurmakta fayda var. Bazen istemedikleri evrakları da sonradan talep edebiliyorlar. Hazırlıklı olmak lazım.
-Konsolosluğa ne ile gidilir, ne ile gidilmez?
Daha önce de söyledik, standart evrak listesini hazırlamak gerekir. Yanınızda bulundurmamanız gerekenlerse büyük çanta gibi gereksiz eşyalar. Her kapı güvenlik görevlileri tarafından aranır ayrıca metal dedektörlerinden geçmeniz gerekir. Kimi zaman kadınların küçük ziynet eşyaları (bilezik, kolye vs.) bile problem oluyor. Mümkün olduğunca sade gidin.
-Mülakata çağrılanlar neye dikkat etmeli?
Her şeyinize dikkat ederler: Bakışınıza, duruşunuza,
konuşmanıza, giyiminize, hatta cildinize... Mülakatta genellikle ne için gidiyorsun, ne kadar kalacaksın gibi düz sorular sorulur. Bazen sizi denemek için farklı tonlarda bile konuşabilirler. Alttan almak lazım sinirlendirecek sorular da gelebilir. Unutmamalı ki vizeyi verip vermemek onların elinde. En sık sorulan soruysa "Avrupa'da akrabanız var mı?" Unutmayın ki avrupada akrabası olmayan türk yok gibidir. Bazen yok i bazen de var cevabı işinizi zorlaştırabilir... Bence her zaman doğruyu söyleyin.
-Vizeyi veriyorlar ama garanti de vermiyorlar. Sınırdan
çevirebilirler, karışmayız diyorlar. Adil mi bu?
Ama olaylar oluyor ki...
Geçenlerde bir Türk futbol
takımının deplasmanda maçını izlemeye giden kafilede bir kaç kişinin indikleri havaalanındaki tavırları yabancı görevlinin dikkatini çekiyor. Görevli birkaç soru soruyor kendilerine; tuttukları takımın başkanı ve kaptanı kim, kalecinin adı ne? Bilmiyorlar, kekeliyorlar. Hadi, hepsini Türkiye'ye geri gönderiyorlar. Bunu yapmaya yetkileri vardır. Buna bir şey yapamazsınız...
YAPTIĞIM EN SİTRESLİ İŞ...
-Götürdüğün hiçbir dosya ret yememiş. Şimdi bu röportajı okuyan elçilik, "vay sen misin bunu diyen, dur ilk reddeden ben olayım" diye yakmasın seni?
Hahahha, yok canım olmaz öyle şey. Zaten gelen dosyayı direkt konsolosluğa asla götürmeyiz. En azından bir kaç gün önce elimde olmak zorundadır dosya incelenir eksikleri hataları sahibine bildirilir. Gereken kıvama gelince içeri gönderilir. Kimin haklı kimin haksız olduğunu, kimin gerçek, kimin ise kaçmak amaçlı gittiğinim ilk önceden anlamak ve bilmek zorundayım, ben . Bir de artık telefondan anlaşılıyor adamın niyeti........